Gündem

Abdullah Gül adliyede ‘kayıp trilyon’ davasında ifade verdi

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

Kayıp trilyon davası yeniden gündeme geldi.  Bu konuda hapis cezası alan Necmettin Erbakan’ı affeden Abdullah Gül kendi isteği ile  Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına giderek ifade verdi.  eğini belirten Abdullah Gül, görevi sona erdikten sonra avukatı vasıtasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığ’na başvurarak ifade vermesi için gün tayin edilmesini istedi. Belirtilen günde Ankara’ya giderek başsavcıya ifade veren Gül’ün bu hareketi basına duyurulmadı.

Abdullah Gül’ün avukatı Ömer Küçüközcan, Ankara Adliyesi’ne mesai bitmek üzereyken gittiklerini ifade ederek “Doğru, gittik. O ifade verildi. Mesai bitmek üzereyken gidildi. 45 dakika civarı sürdü. Soruşturmaya konu olay ile ilgili Abdullah Bey’in hiçbir alakası olmayan bir konu. Tek sıfatı o dönem o partide genel başkan yardımcı olmasıydı. Ve Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısıydı. Parasal konuda hiçbir hakkı yok, yetki yok. Kendisi ile aynı statüde bulunan parasal hiçbir hak ve yetkisi bulunmayan tüm insanlar zaman içinde bu dosyadan aklandılar. Beyefendi de dokunulmazlığı sebebi ile bu döneme geldi. Davet üzerine gittik. Konu ile ilgili bilgilerini sordular. Parasal konu ile hiçbir bilgisinin olmadığı, ilgisinin olmadığını açıkladı. Konu bundan ibaret… Nezaket kuralları çerçevesinde bir işlem yapıldı. Hukuk ‘bir daha gel’ derse gideriz, Ama hukukun ‘bir daha gel’ demesini gerektiren bir şey olduğunu düşünmüyoruz.” dedi. Abdullah Gül’ün ifadesini, Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Zeki Bayrak’ın aldığı öğrenildi. (Dinçer Gökçe/Hürriyet)

Abdullah Gül’ün kişisel internet sitesinde ifadeyle ilgili açıklamalara yer verildi:

“Abdullah Gül, ‘Olay tarihi itibariyle Refah Partisi’nin Dış İlişkiler’den sorumlu Genel Başkanı Yardımcısı sıfatını taşıdığını, esasen parasal hiçbir konuda hak, yetki ve sorumluluğu bulunmadığını; bununla birlikte davada adıgeçen herkesin ifadesinin alınmış olması ve hukuka duyduğu saygı çerçevesinde ifade vermeye geldiğini’ kaydetmiştir. “Kayıp trilyon” davasına bakan Ağır Ceza Mahkemesi’nin, kendisi gibi ilgisiz bütün parti yetkilileri hakkında ve özellikle de Refah Partisi’nin bu konularla ilgili Genel Muhasibi hakkında bile beraat kararı verdiğini hatırlatan Gül, ‘Hukukun tüm koşullarıyla eksiksiz ve kusursuz olarak işlemesi, hiçbir konuda en küçük bir kuşkunun hiçbir taraf için kalmaması maksadıyla bizzat ifade verdiğini’ belirten Gül, bu işlemin tamamlanmasından ötürü duyduğu memnuniyeti ifade etmiştir.”

1998 yılında Anayasa Mahkemesi, Refah Partisi (RP) hakkında verdiği kapatma kararının ardından, yöneticilerden ellerindeki Hazine yardımını devlete iade etmelerini istedi. Ancak RP, paranın örgütlere gönderilerek harcandığını ileri sürdü ve söz konusu Hazine yardımını iade etmedi. Müfettişlerin incelemelerinde paranın, sahte belgelerle harcanmış gibi gösterildiği tespit edildi. Bu nedenle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı aralarında RP Genel Başkanı Necmettin Erbakan’ın da bulunduğu parti yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulundu. Dava sonucu Refah Partisi lideri Necmettin Erbakan ‘özel belgede sahtecilik suçundan’ 2 yıl 4 ay hapse mahkum olmuştu. Erbakan’ın bu cezası daha sonra ev hapsine çevrildi. Cezası daha sonra dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından affedildi. Kayıp Trilyon davası sonucunda Refah Partisi’nin 68 yöneticisi Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafında 1 yıl ile 1 yıl 2 ay arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı. Erbakan ev hapsi ve af sürecinden sonra siyasi haklarına yeniden kavuşmuştu.

 

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Abdullah Gül adliyede ‘kayıp trilyon’ davasında ifade verdi

Abdullah Gül adliyede  ‘kayıp trilyon’ davasında ifade verdi

Kayıp trilyon davası yeniden gündeme geldi.  Bu konuda hapis cezası alan Necmettin Erbakan’ı affeden Abdullah Gül kendi isteği ile  Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına giderek ifade verdi.  eğini belirten Abdullah Gül, görevi sona erdikten sonra avukatı vasıtasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığ’na başvurarak ifade vermesi için gün tayin edilmesini istedi. Belirtilen günde Ankara’ya giderek başsavcıya ifade veren Gül’ün bu hareketi basına duyurulmadı.

Abdullah Gül’ün avukatı Ömer Küçüközcan, Ankara Adliyesi’ne mesai bitmek üzereyken gittiklerini ifade ederek “Doğru, gittik. O ifade verildi. Mesai bitmek üzereyken gidildi. 45 dakika civarı sürdü. Soruşturmaya konu olay ile ilgili Abdullah Bey’in hiçbir alakası olmayan bir konu. Tek sıfatı o dönem o partide genel başkan yardımcı olmasıydı. Ve Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısıydı. Parasal konuda hiçbir hakkı yok, yetki yok. Kendisi ile aynı statüde bulunan parasal hiçbir hak ve yetkisi bulunmayan tüm insanlar zaman içinde bu dosyadan aklandılar. Beyefendi de dokunulmazlığı sebebi ile bu döneme geldi. Davet üzerine gittik. Konu ile ilgili bilgilerini sordular. Parasal konu ile hiçbir bilgisinin olmadığı, ilgisinin olmadığını açıkladı. Konu bundan ibaret… Nezaket kuralları çerçevesinde bir işlem yapıldı. Hukuk ‘bir daha gel’ derse gideriz, Ama hukukun ‘bir daha gel’ demesini gerektiren bir şey olduğunu düşünmüyoruz.” dedi. Abdullah Gül’ün ifadesini, Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Zeki Bayrak’ın aldığı öğrenildi. (Dinçer Gökçe/Hürriyet)

Abdullah Gül’ün kişisel internet sitesinde ifadeyle ilgili açıklamalara yer verildi:

“Abdullah Gül, ‘Olay tarihi itibariyle Refah Partisi’nin Dış İlişkiler’den sorumlu Genel Başkanı Yardımcısı sıfatını taşıdığını, esasen parasal hiçbir konuda hak, yetki ve sorumluluğu bulunmadığını; bununla birlikte davada adıgeçen herkesin ifadesinin alınmış olması ve hukuka duyduğu saygı çerçevesinde ifade vermeye geldiğini’ kaydetmiştir. “Kayıp trilyon” davasına bakan Ağır Ceza Mahkemesi’nin, kendisi gibi ilgisiz bütün parti yetkilileri hakkında ve özellikle de Refah Partisi’nin bu konularla ilgili Genel Muhasibi hakkında bile beraat kararı verdiğini hatırlatan Gül, ‘Hukukun tüm koşullarıyla eksiksiz ve kusursuz olarak işlemesi, hiçbir konuda en küçük bir kuşkunun hiçbir taraf için kalmaması maksadıyla bizzat ifade verdiğini’ belirten Gül, bu işlemin tamamlanmasından ötürü duyduğu memnuniyeti ifade etmiştir.”

1998 yılında Anayasa Mahkemesi, Refah Partisi (RP) hakkında verdiği kapatma kararının ardından, yöneticilerden ellerindeki Hazine yardımını devlete iade etmelerini istedi. Ancak RP, paranın örgütlere gönderilerek harcandığını ileri sürdü ve söz konusu Hazine yardımını iade etmedi. Müfettişlerin incelemelerinde paranın, sahte belgelerle harcanmış gibi gösterildiği tespit edildi. Bu nedenle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı aralarında RP Genel Başkanı Necmettin Erbakan’ın da bulunduğu parti yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulundu. Dava sonucu Refah Partisi lideri Necmettin Erbakan ‘özel belgede sahtecilik suçundan’ 2 yıl 4 ay hapse mahkum olmuştu. Erbakan’ın bu cezası daha sonra ev hapsine çevrildi. Cezası daha sonra dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından affedildi. Kayıp Trilyon davası sonucunda Refah Partisi’nin 68 yöneticisi Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafında 1 yıl ile 1 yıl 2 ay arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı. Erbakan ev hapsi ve af sürecinden sonra siyasi haklarına yeniden kavuşmuştu.

 

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Yükleniyor…